BİR ÇATI TABAĞI FİYAT-FAYDA ANLAMINDA NASIL PLANLANMALI?

Bunu yapmak için öncelikle tabağınıza yiyebileceğinizden fazla ürün almadığınızdan emin olmalısınız. Bu da ortalama 500-600 gram ürünü aşmıyor olmak anlamına gelir.

Doyurucu, dengeli ve ekonomik bir öğün için tabağınıza alacağınız ürünleri şöyle planlayabilirsiniz

Tabağınıza 75 gram kadar yoğurt ya da süt bazlı ürün almalısınız. Serviste kullanılan kaşıklarla alacağınız 3 kaşık yoğurt yaklaşık 75 gram gelir.

60 gram kadar et, balık, kuru bakliyat ya da yumurta bazlı ürün almalısınız ki 2 adet köfte, 1 adet ızgara tavuk ya da 1 dilim palamut yaklaşık 60 gram gelir.

35 gram kadar tatlı alabilirsiniz. Bu da 1 adet baklava ya da 1-2 adet çikolatalı ezme kadardır.

165 gram yeşil salata, sebze yemeği ya da meyve almalısınız. Eğer tabağınızın 1/4’ü kadar yeşil salata alırsanız 50 gram civarı gelecektir. 1 servis kasığı sebze yemeği ya da zeytinyağlı yaklaşık 50 gram gelir.

165 gram börek, pilav, ya da makarna almalısınız. Ekmek yiyecekseniz bu miktarı düşürmelisiniz çünkü 1 adet roll ekmek 50 gram, 1 kaşık pilav 30 gram gelir.
ÇATI’DA NEDEN KIRMIZI ET YEMEĞİ ÇIKARMIYORSUNUZ?

Pişmiş maliyeti büfe satış fiyatımızın 2,5 katı olan kırmızı et yemeklerine menümüzde maalesef yer veremiyoruz
ÇATI’DA NEDEN HEP AYNI ÇEŞİTLER VAR?

Aslında tüm restoranların menüsü bir sefer belirlenir ve yıllarca aynı kalır. Açık büfede servis ettiğimiz ürün sayısı her gün 140 çeşit civarındaki bu ortalama bir restoranın menüsüne göre 20 kat daha fazla seçenek anlamına gelir. Bu çeşitlerin yaklaşık %60’ı sabitken, kalan %40’lık bölüm gün aşırı değişmektedir.

Bu soru için gözlemimiz misafirlerimizin aslında ziyaretlerinde tabaklarına aldıkları ürünleri nerede ise hep aynı çeşitlerden seçtikleri yönünde. Ziyaretleriniz de daha önce denemediğiniz çeşitlere şans vermeniz daha tatmin edici ve eğlenceli olabilir.
BAZI YEMEKLERİN TADI AYNI GİBİ, NEDEN?

Aslında Türk yemeklerin geneli salça, sarımsak ve baharat bazlıdır. Yemeklerimizi geleneksel tadına uygun reçetelerle yapmaya çalıyoruz. Bu da bazı benzerlikler olmasına neden olabiliyor.

Dikkat edilmesi gereken bir başka konu da tabağa aynı anda alınan çok fazla çeşidin soslarının karışarak birbirini etkiliyor olmasıdır.
ARTAN YEMEKLER ERTESİ GÜN BAŞKA BİR ŞEKİLDE YENİDEN KULLANIYOR MU?

Kesinlikle hayır.

Bu denli yüksek bir riski kimse göze alamaz.

Çatı’lamız, günlük olarak üretilen yemeklerimizi taze bir şekilde servis ettiğimiz restoranlardır. Ürünlerimizi serviste en fazla 2 saat kalacak şekilde planlıyor ve süre sonunda kalan kısmı servisten çekerek imha ediyoruz. Çünkü gıdalar 10-65 °C’de mikrobial anlamda ciddi risk potansiyeli taşırlar. Bir kere ısıtılmış ve servise çıkmış bir ürün zaten böyle bir risk taşıyorken, tekrar ısıtılması ve bekletilmesi söz konusu riski misli ile artırır.

Açıkbüfe ile ilgili dolaşan söylentileri bizler de duyuyoruz. Bunların hiçbirinin bizim açık büfelerimiz için söz konusu olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.

Biz maliyetlerimizi doğru planlama yönetmeyi tercih ediyor, dürüst ticarete inanıyoruz.
ARTAN YEMEKLERİ NE YAPIYORSUNUZ?

Pati dostları vb. gönüllü öğrenci toplulukları yardımı ile kampüs hayvanlarına ulaştırıyoruz.
ÇATI’DA HEP ÇOK SIRA OLUYOR. BUNA BİR ÇÖZÜM BULUNAMIYOR MU?

Bizim de üzerine uzun uzun düşündüğümüz bir konudur bu. Özellikle yeni açtığımız ve restore ettiğimiz şubelerimiz de büfe dizaynını bu konuyu göz önünde bulundurarak planlıyoruz.

Ama mekanın büyüklüğü ve büfe dizaynından bağımsız bir başka faktör daha var. Bu da misafirlerimizin tercihlerini yaparken büfede geçirdikleri zamanı kendilerinin belirliyor olmaları.
MEKANI BÜYÜTSENİZ OLMAZ MI?

Maalesef mümkün değil

Restoranlarımız kiralama ile kullandığımız mekanlar. Bu nedenle sözleşme çerçevesinde minimal değişiklikler yapmamıza izin veriliyor. Büyütmek kapsam dışı
SİPARİŞ